Hastaların yatarak ya da ayakta muayene ve tedavi edildiği lüzumlu sıhhi ve fenni şartları haiz kurumlara hastane denir. Yatak sayısı ve tedavi olanakları ile baktığı hastalıklar çeşitliliği ile türlü tipleri bulunmaktadır. ilk hastaneler neredeyse insanlık kadar eskidir. Eski çağlarda batıl dinlerin tapınakları hastaneler şekilde kabul edilmekteydi.

Hastalar tapınaklara gelirler ve geceyi burada toplu durumda geçirirler, bu biçimde ilahi kuvvetlerle yakın ilişki kurarak şifaya kavuşacaklarına inanırlardı. Milattan evvela, Hint, iran ve Mısır’da hastanelere rastlanmaktadır. Yunan ve Roma medeniyetlerinde de tapınakların beraberinde sıhhat tesisi benzeri uygulanan kurumlar bulunmaktaydı.

Bunların en meşhurları Anadolu’da idi. Eski Yunanlılar hastalar için yaptıkları tapınaklara sıhhat tanrısı Asklepios’un adını vermişlerdir. Türlü Asklepios tapınaklarından birileri, devirlerinde aşırı ünlü olmuştur. Tıp ilminin sayılı bilginlerinden Hippokrates’in hastaları tedavi ettiği Ege’deki Kos tapınağı bunlardan biridir. Hastalar bu tapınaklara mermer sütunlarla süslü birkaç kilometre uzunluğundaki mermer yoldan ilahi söyleyerek gelirler, duvarların alt kenarlarından su akan ve tavanlarında saklı gözetleme delikleri bulunan dehlizlere alınarak buradaki bu saklı deliklerden telkinler yapılarak şifalı sular içerler, afyonlu ilaçlar verilerek tedavi edilirlerdi, daha sonra Hıristiyanlıkla birlikte kiliselerin himayesinde, yoksul halkın ve yolcuların tedavileri için hayrat hastaneleri kuruldu.

Ortaçağda hastalık ya da diğer bir zor hal karşısında toplumun insanlara destekçi olması gerektiği düşüncesi Müslümanlarda epey bir yoğun şekilde yayılmıştı. Müslüman memleketlerinde hastaneler, yöneticiler ve devlet memurları yönünden belde merkezlerinde kurulurdu. Dokuzuncu yüzyılda halife Harun Reşid zamanında Bağdat’ta bir hastane yapılmıştı. 100 sene sonra Bağdat’ta bu kez Halife el-Muktedir vasıtası ile ikinci bir hastane açıldı. Gene Bağdat’ta 970’te açılan üçüncü bir hastanenin 25 doktoru vardı ve tıp öğrencileri eğitimlerini burada yaparlardı. Ortaçağda islamiyetin hüküm sürdüğü ülkelerde 34 hastane bulunuyordu. Bu hastaneler çoğunlukla iyi teşkilatlanmıştı ve Müslüman ülkelerde tıbba verilen yüksek kıymeti ortaya koyuyorlardı. Örneğin 1285’te Kahire’de kurulan bir hastanede ateşli hastalar, yaralılar, göz hastaları ve kadınlar için ayrı ayrı kısımlar vardı.

Anadolu’da Türklere ait ilk hastaneler, Selçuklular devrinde meydana getirildi. Bunlar, yalnız hasta bakım noktayı değil, tıpkı zamandaki doktor yetiştirmek üzere eğitim oluşturulan tıp mektepleri şeklinde kullanılırdı. Bu sebeple çok sayıda Selçuklu eseri benzeri hastaneler de medrese tarzındaydı. Hastaneler, hasım hücumuna karşı belde surları içinde yapılmaktaydı, medrese, cami, hamam ve çoğunda var ılıca ve kaplıca benzeri sıhhat tesisleriyle bir tüm şeklinde olurdu.

Söz konusu hastanelerin tanıtımı yapılabilmesi için bir hastane tanıtım filmi olmasına gereksinim bulunmaktadır. Uzman, deneyimli, profesyonel ekibimiz ile kaliteli bir biçimde hastalerinizin tanıtım filmlerini yapmaktayız.

Bir sonraki hizmet verdiğimiz sektör olan Otel Tanıtım Filmi için linke tıklayın.

Bize Ulaşın


Adres :
Kozyatağı Mah. Değirmen Sok. Şaşmaz Sitesi C/1 Blok 17/9 Kadıköy / İSTANBUL

Telefon: 0(216) 344 77 53

Telefon: 0(216) 344 88 53

Telefon: 0(216) 344 99 53

Email : info@seslendirmeajansi.com